|

|
|
SON YORUMLAR |
|

|
|
|
haberci: Emekliler üvey evlat mı? (3/9) haberci: 'Yanlıyım Çünkü Kütahyalıyım' (17/1) Ziyaretci: Bazı Okul İsimleri Değişiyor (15/12) Ziyaretci: 1987/2 TERTİP ERLER YEMİN ETTİ (12/12) Ziyaretci: Emet Esnaf Odaları Pilot Bölge (3/12) Ziyaretci: AKP İŞSİZLİĞİN ''İ'' SİNİ BİLE AĞZINA ALMASIN! (28/9) Ziyaretci: AV. TÜNÜR’E SEVGİ SELİ (8/9) Ziyaretci: AHMET ERBAŞ; ''BİZİM DAVAMIZ BU ŞEHRE HİZMETKAR OLMAK” (26/7) Ziyaretci: SP İl Başkanı Şaban Sağdıç: ''Değiştiler, Hemde Çok Değiştiler'' (20/7) Ziyaretci: “AKP bu rezalete son versin” (19/7)
|
|
|
|

|
|

|
|
KÜNYE |
|

|
|
|
SAHİBİ Kütahya Aktüel Gazete ve Reklamcılık Hizmetleri Adına Hasan DEMİR YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Hasan DEMİR YÖNETİM YERİ Cumhuriyet Caddesi Avcılar İşhanı Kat:4 - KÜTAHYA Tel&Faks: 0(274) 223 20 28 E-Mail: kutahyaaktuel@gmail.com
|
|
|
|

|
|
MAGNA CARTA Mehmet Kiraz
Tarih: 22 Ağustos 2008 Cuma
MAGNA CARTA
Türk Hukukunun rasyonel birikimlerinden olan Mecelle, büyük hukukçu ve düşünür
Ahmet Cevdet Paşa tarafından kaleme alınmış.İlk prensiplerinden birisi
"mazarratın def'i menafiin celbinden evladır" diyor.. Bugünkü dile çevrilirse
zararın giderilmesi, faydanın sağlanmasından öncedir.
Tüm hayatımız boyunca zarardan uzak, faydaya yakın olarak yaşamak nasıl
olacaktır?Buradaki fayda 19. yüzyıl pragmatizmi anlamında sadece maddi fayda
değildir. İnsanın yapısına, yaratılışına uygun mutlu olarak yaşamak nasıl
sağlanacaktır?
Dünyanın her biri köşesinde hüküm süren toplum sistemlerinin ortak prensipleri
var.Hepsinin örtüştüğü kurallar var. Dünyanın hiçbir yerinde hırsızlık meşru
olarak kabul edilmiyor. Zina ile yaşamak dinli dinsiz bütün toplumlarda kabul
edilmiyor.Toplum önünde nikahı (şekli şöyle veya böyle), aleniyeti
öngörüyor.Zinayı zina olarak kabul etmeyen, komünizm ile ırkçı versiyonu olan
Hitler'in Nasyonel Sosyalizm de bir Milletin hayatından çok uzun sayılamayacak
bir süre hüküm ferma olduktan sonra tarihin çöp sepetine atıldı. Aileyi
tanımadan; en güçlü ve zeki erkeklerle, en güzel genç kadınların birleştirilerek
En zeki ve üstün Alman ırkını meydana getirecek insan haraları tarihte bir
başarısızlığın örneği olarak kaldı. Çünkü araştırmalar göstermiş ki, sevgi
gösterilen insanın zekası gelişiyor.Sevgisiz yaşayan insanlar geri zekalı
oluyor!
Dünyanın her bir yerinde haksız yere adam öldürmek cezalandırılır. Ama
cezalandırılmanın şiddeti farklıdır.Kiminde kısasa kısas.Başa baş, göze göz.
Cana karşılık can.Bazısında hapishanede beslenme şeklinde cezaladırılıyor. Batı
ülkeleri kendi hukuk düzenlerinde serbest bir şekilde mücrimi, suçluyu açıkça
cezalandırabildiği, hukuk düzenine bunları va'z edebildiği halde. Türkiye'nin
kendi suçlusunu serbest bir şekilde cezalandırmasına müsaade etmiyor. O zaman
terörist, cani ve şaki için birden insan hakları gündeme geliyor. Örnek Apo'yu
Türkiye niye asarak cezalandıramıyor?
Caninin cezalandırılmadığı bir toplumda, huzur ve sükun sağlanamaz.
Biz nasıl bir prensipler manzumesi bulalım ya da yapalım ki, insan fert olarak
mutlu olsun. Toplum olarak huzurlu ve mutluluk içinde yaşasın?
Batılı büyük düşünürlerden Jan Jack Russo, bu soruya sosyal mukavele ile cevap
vermiş.Tüm toplum birbirinin malını, canını, ırzını, namusunu, korumak üzere
diğerlerine söz verecek mukavele yapacak, toplumsal mukavele oluşturulacak.
Batı bu pensibi tespit ettğinden yaklaşık on asır evvel bir öğretmen, bir
komutan, örnek bir aile reisi, kainatın övüncü olan son elçi, 622 yılında
toplumsal mutabakatın en güzel örneğini göstermiş, peygamberlere değil birlikte
yaşamak isteyen insanlara. Medine belgesini imzalatmış Yahudilere, hristiyanlara
ve diğer inanç sahiplerine. Bu olaydan sonra; dünyada demokrasinin beşiği olarak
takdim edilen İngiltere'de Kral ile baronların Magna Karta (Büyük Şart)ı
imzalamaları için altı asır geçmesi gerekecektir. Müslümanlar bu zaman dilimi
içinde Medeniyet kurarak, Fransa'nın Güneyi'inde Pirene Dağları'na kadar
gelecektir.
Başka bir batılı düşünür Monteskiyö, devleti yöneten kuvvetlerin, erklerin bir
elde toplanmaması gerektiğini çözüm olarak düşünmüş. Anayasa Hukuku biliminde
buna kuvvetler ayrılığı prensibi deniliyor. Bugün Türkiye'de de en üst düzey
devlet yetkililerinin hala anlayamadığı, anlasa da kabul etmediği prensiplerden
birisi. Bir ülkenin siyaseten kendisine icra (yürütme) yetkisi verilmiş bir
başbakanı ben bu davanın savcısıyım diyebiliyor. Başka bir garabet de ülkede
iktidarı (yürütmeyi) denetle diye görev verilmiş muhalefet makamının lideri de
hakkında suç iddia ve isnat edilen kişilerin avukatı olduğunu ilan ediyor.
Ceddimiz Osman Gazi'nin oğlu Orhan'a nasihatinde bahsedilenlerden olduklarını
ispat ediyorlar.
"Baka oğlum, insanlar vardır gündoğumu ile doğarlar gün ile birlikte
batarlar.İnsanlar vardır kendilerine yetki verilinceye kadar masumdurlar.
Kendilerine yetki verilince zorba olurlar. " diyor İnsanı yaşat ki devlet
yaşasın diye bitiyor.
Batının kuvveti elinde bulunduran onu kötüye kullanmaya meyillidir, o zaman
devlette kuvvetleri bir elde toplamamak lazım diye tarif ettiğini, Atamız
ceddimiz, Kara Osman 5-6 asır öncesinden, tüm dünyaya ve bize bildirmiş.
"İnsanlar vardır kendilerine yetki ve güç verilmeden gayet
masumdurlar.Kendilerine kamu gücü verildiği zaman birer zorba olurlar"
Zorbalar ve Zorbalıklar nasıl yok edilecek?
Hukukun üstünlüğü prensibinin yaşandığı aydınlık günlere ulaşmak ve bir başka
arayışta buluşmak dileğiyle.
Mehmet Kiraz mkiraz@ekutahya.com
Bu köşe yazısı 69 defa okundu. Toplam 560 kelime
[ Geri Dön: Mehmet Kiraz ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|
|
|
|
|
|

|
|
Kimler Online |
|

|
|
|
| Toplam Üye: |
136 |
| Aktif Üye: |
1 |
| Aktif Ziyaretçi: |
16 |
|
|
|
|

|
|

|
|
Kaç kişi gelmiş |
|

|
|
|
Şu ana kadar 581549 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 08 Mayıs 2007
|
|
|
|

|
|