|

|
|
SON YORUMLAR |
|

|
|
|
haberci: Emekliler üvey evlat mı? (3/9) haberci: 'Yanlıyım Çünkü Kütahyalıyım' (17/1) Ziyaretci: Bazı Okul İsimleri Değişiyor (15/12) Ziyaretci: 1987/2 TERTİP ERLER YEMİN ETTİ (12/12) Ziyaretci: Emet Esnaf Odaları Pilot Bölge (3/12) Ziyaretci: AKP İŞSİZLİĞİN ''İ'' SİNİ BİLE AĞZINA ALMASIN! (28/9) Ziyaretci: AV. TÜNÜR’E SEVGİ SELİ (8/9) Ziyaretci: AHMET ERBAŞ; ''BİZİM DAVAMIZ BU ŞEHRE HİZMETKAR OLMAK” (26/7) Ziyaretci: SP İl Başkanı Şaban Sağdıç: ''Değiştiler, Hemde Çok Değiştiler'' (20/7) Ziyaretci: “AKP bu rezalete son versin” (19/7)
|
|
|
|

|
|

|
|
KÜNYE |
|

|
|
|
SAHİBİ Kütahya Aktüel Gazete ve Reklamcılık Hizmetleri Adına Hasan DEMİR YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ Hasan DEMİR YÖNETİM YERİ Cumhuriyet Caddesi Avcılar İşhanı Kat:4 - KÜTAHYA Tel&Faks: 0(274) 223 20 28 E-Mail: kutahyaaktuel@gmail.com
|
|
|
|

|
|
UMUTLUNUN HÜSEYİN ÇAVUŞUN HİKÂYESİ İsa Kahraman
Tarih: 5 Eylül 2008 Cuma
VE RAMAZAN GELDİ
UMUTLUNUN HÜSEYİN ÇAVUŞUN HİKÂYESİ
Ramazan: Kur'an-ı Kerim'in nâzil olmaya, inmeye başladığı ay.
Oruç ayı, oruç tutanın günahlarını yaktığı için bu ismin verildiği rivayet
edilen ay.
İçinde 1000 aydan daha kıymetli olan Kadir Gecesinin bulunduğu ayetle kesin olan
ay.
Cehennem kapılarının kapandğı, Cennet Kapılarının açıldığı Hadis-i Şerifle sabit
olan ay. Midenin ve kalbin dinlendiği ay.
Efendim: Şu bir gerçektir ki, aç insanın, özellikle Allah Rızası için aç olan
insanın, yani oruçlu insanın merhamet heslire daha da hareket halindedir, hâl
böyle olunca da daha çok yardım etmeye çalışır.
Özellikle memleketimizde yardım severlerin adedi bildiğimizden çoktur. İyi de,
bu yardım faaliyetleri genelde Ramazan ayına münhasır oluyor. Yani Ramazan
bitiyor, o iftar çadırları, o toplu yemekler, o yardım çantaları, o fitre ve
sadakalar da sona eriyor. Sanki fakir fukara Ramazandan sonra yemek yemeyecek,
elbise giymeyecek.
Sözü şuraya getirmek istiyorum: Bizzat şahit olduğum faaliyetler var ve yıl
boyunca devam edip gidiyor. Nasıl mı?
30- 40 arkadaş veya tanıdık, her ay ceplerinden 5, 10, 20 Lira gibi küçük
miktarda paraları aidat ödercesine topluyorlar ve iyice emin oldukları fakirlere
hangi yardım uygunsa o şekilde yardım ediyorlar ve insan adeta o yardımın
Allah'ın huzurunda kabul edildiğini hisseder hâle geliyor.
Biz de böyle yapabilsek. Bir arkadaşımızın liderliğinde, yukarıda verdiğim
rakamlar kadar bile ayda bir toplayarak çok güzel işler yapabiliriz.
Yardımda bir zamanların Kütahya'sında olduğu gibi olmasa da ileri menzillere
ulaşabiliriz.
Kim bu " Umutlunun Hüseyin Çavuşu " Anlatalım.
80 sene kadar önce, yer Kütahya, mevsim yaz ve aylardan Ramazan.
Kavafhane'de yani hazır ayakkabı yapılan yerde " Dikicilik " yapan Umutlunun
Hüseyin Çavuş geçim darlığı çekmektedir.
Evinde oturmuş, hanımı Cemile Molla ile sohbet etmektedirler.
- Aa Çavuş Ağa " der hanımı. Bakır kaplar pek karardı, kalaylattırıversen,
mübarek gün de geldi, evde yağımız tuzumuz da kalmadı, elin bolsa Ramazan Harcı
da görüversen"
Çavuş Ağayı bir düşüncedir alır. Çünkü cepte ne kalay parası vardır, ne de
ramazan harcı görecek para.Kapları kalaysız idare etse bile harç görmeden
ramazana girilmezdi. Birden zihninde bir düşünce belirdi ve hanımına:
- Pekâlâ. Kapları bir çuvala doldur " dedi.
Ertesi günü çuvalı olduğu gibi bakırcıya götürdü. Kapları bakırcıya sattı.
Parasıyla eve aylarca yetecek kadar malzeme aldı. Hanımı pek sevindi.
- Allah razı olsun Çavuş. Evimiz bolluk gördü. Bir de kaplarımız gelsin, o zaman
değme keyfimize " diyerek sevincini dile getirdi.
- Kalaycının eli çok kalabalık, sıraya koydu. Ramazanın 15 inden evvel sıra
gelmez diyor, şimdilik çömlekle idare ediver.
- Eee bakalım Çavuş. Belli mi olur, bakarsın Allah kalaycının gönlüne bir ilham
verir de öne alıverir" der hanımı.
Ertesi günü akşamleyin Çavuş eve döndüğünde ne görsün? Sattığı kapların tamamı
kalaylanıp eve gelmiş pırıl pırıl olmuş her yer. Şaşırmıştır, fakat belli de
etmez. Onun şaşkınlığını fark etmeyen hanımı:
- A Çavuş Ağa. Benimle şaka mı ettin. Ne olurdu, yarın kaplar da gelecek
deseydin " diye sitem eder.
- Bu gün kalaycıyı sıkıştırdım da, öyle kalayladı " diyerek meseleyi geçiştirir
amma, kafası allak bullak olmuştur. Sabaha kadar uyuyamaz.
Sabahleyin erkenden bakırcıya gidip işin aslını sorar. Bakırcı şöyle cevaplar:
- Çavuş Ağa. Dün, senin bakır kapları bana sattığını bir komşu görmüş. Bana
sordu. Ben de durumu anlattım. Bunun üzerine bana kapların tamamının parasını
verdi. Ayrıca kalay parası ile çırakların bahşişlerini de üzerine ilave etti, ki
bu gece uyumayıp kapları kalayladık. Kendisinin kim olduğunu da
söylemeyeceğimize dair defalarca yemin ettirdi, kapları sizin eve göndermemizi
istedi. Der.
O yardım sever kişinin adı hâlen bilinmemektedir.
Ramazınınız mübarek, ibadetleriniz ve yardımlarınız makbul olsun, efendim.
İsa Kahraman isakahraman57@hotmail.com
Bu köşe yazısı 113 defa okundu. Toplam 535 kelime
[ Geri Dön: İsa Kahraman ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|
|
|
|
|
|

|
|
Kimler Online |
|

|
|
|
| Toplam Üye: |
136 |
| Aktif Üye: |
1 |
| Aktif Ziyaretçi: |
14 |
|
|
|
|

|
|

|
|
Kaç kişi gelmiş |
|

|
|
|
Şu ana kadar 581628 sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 08 Mayıs 2007
|
|
|
|

|
|