Forum Z. Defteri Sohbet Künye İletişim Sitene Ekle

    Ana Menü



    YAZARLARIMIZ


Hasan DEMİR
KÜTAHYA'YA İHANET...


Hediye Türkol
İÇİMİZDEKİ GÜÇ


Mehmet Kiraz
YAŞAMANIN KANUNU


Tuğba Kutsal
ŞEHİRLER BASAR MI BİZİ YİNE BAĞRINA…


İsa Kahraman
ÖZÜRCÜ'LERE İTHAF



    SON YORUMLAR

haberci: Emekliler üvey evlat mı? (3/9)
haberci: 'Yanlıyım Çünkü Kütahyalıyım' (17/1)
Ziyaretci: Bazı Okul İsimleri Değişiyor (15/12)
Ziyaretci: 1987/2 TERTİP ERLER YEMİN ETTİ (12/12)
Ziyaretci: Emet Esnaf Odaları Pilot Bölge (3/12)
Ziyaretci: AKP İŞSİZLİĞİN ''İ'' SİNİ BİLE AĞZINA ALMASIN! (28/9)
Ziyaretci: AV. TÜNÜR’E SEVGİ SELİ (8/9)
Ziyaretci: AHMET ERBAŞ; ''BİZİM DAVAMIZ BU ŞEHRE HİZMETKAR OLMAK” (26/7)
Ziyaretci: SP İl Başkanı Şaban Sağdıç: ''Değiştiler, Hemde Çok Değiştiler'' (20/7)
Ziyaretci: “AKP bu rezalete son versin” (19/7)


    KÜNYE


SAHİBİ
Kütahya Aktüel Gazete ve Reklamcılık Hizmetleri Adına
Hasan DEMİR
YAZI İŞLERİ MÜDÜRÜ
Hasan DEMİR
YÖNETİM YERİ
Cumhuriyet Caddesi Avcılar İşhanı Kat:4 - KÜTAHYA
Tel&Faks:
0(274) 223 20 28
E-Mail:
kutahyaaktuel@gmail.com



    KÜTAHYA'DA HAVA

KÜTAHYA'DA HAVA  

    Gerekli Linkler

 
Online Hizmetler







ÖĞRETMENİM ŞEKER VER!
Mehmet Kiraz
Mehmet Kiraz

Tarih: 26 Kasım 2008 Çarşamba


ÖĞRETMENİM ŞEKER VER!
Yıl 1967 bir kasaba ortaokulunun ikinci sınıfında,elinde ciltli kalın kitaplarla derse giren öğretmen sınıfa soru sordu. Siz Müslüman mısınız?.Orta ikinci sınıf yaşına gelmiş öğrencinin, gencin kişilik parametrelerinden büyük çoğunluğu oluşmuştur.Öğrenciler kendi kendilerini bir an sorguladılar. Ben müslüman mıyım?Ben Müslüman olmasına müslümanım ama bundan sonra hangi sorularla karşılaşacağım? Sınıf ceviz yutmuş hindi, ya da dut yemiş bülbül gibi sus pus oldu, uzun bir düşünceye daldı. Hoca tekrar sordu, siz Allah'a inanıyor musunuz? Sorular, siz şeytana inanıyor musunuz, siz meleklerin varlığına inanıyor musunuz, sizi peygambere inanıyor musunuz? Siz Kur'an ne diyor diye okudunuz mu?Siz öldükten sonra yeniden dirileceğinize inanıyor musunuz? Öldükten sonra hayat var mı? Öldükten sonra sevapları kim paylaştıracak, suçlulara kim ceza verecek, asker ve polislere orada kim maaş verecek diye sorular devam eder gider ancak bu sorulara cevap verecek bir öğrenci çıkmaz."Bu kurumuş kemiklere kim can verecek kim diriltecek diyenlere söyle, onlara bidayetinde (evvelinde ) kim can verdi ise O can verecek de." Öğüdü kimindi?Öğrenciler kimi edebinden, kimi korkusundan,kimi cehaletinden bir cevap vermeye yönelemezler.Öyle ya öğretmen en bilgili insandır. Öğretmen en çalışkan insandır. Öğretmen en dürüst insandır.Öğretmen anadan babadan da değerli bir insandır.Hatta öğretmenin yiyip içtiği, uyuduğu, tuvalete gittiği de görülmemiştir. Bu soruları soran, insan değil bir melek olabilirdi. O zaman bu sorulara bir cevap vermek doğru olamazdı.
Bu sınıfın öğrencileri 1938-1950 yıllarında Rus Politeknik okullarının taklidi olarak kurulan Köy Enstitülerinde yetişen öğretmenlerle muhatap olan öğrenciler kadar şanssız değillerdi. Enstitü mezunu öğretmenler ilkokul seviyesindeki sınıfa sorar; siz Allah'a inanıyor musunuz? Sınıf hep bir ağızdan cevap verir, eveeet. Hep birlikte Allah'tan şeker isteyin..."Allah'ım bize şeker ver, Allah'ım bize şeker ver"…Cevap yok, şeker de yok.Şimdi bana şeker isteyin. Sınıf hep bir ağız dan "öğretmenim şeker ver, öğretmenim şeker ver". Öğretmen oturduğu masanın çekmecesini açar ve hazırladığı şekerleri tüm öğrencilere dağıtır.
1915 Martı'nda Çanakkale'de eşi benzeri görülmemiş bir savaş meydana gelmişti. Anadolu Türk Ocağı'ndan Tuna boylarına binlerce serdengeçtiler gitmiş dönmemişti. Kırım Türklerini Rus Çarları yok etmeye yönelince yavuklusuna bile veda edemeden koşarak giden Sinan'lar da dönmemişti.Derne'ye Dobruk'a şimdi ortaklık kurmaya çalıştığımız Avrupa Birliği devletleri çöl sıcağından kavrulmuş insanlara saldırdığında; onları korumaya Selanik doğumlu Mustafalar,Erzurum doğumlu Ahmetler, Aliler koşmuştu.Geriye künyeleri gelmişti.Yemen'e, Hicaz'a İngilizler saldırmış İstanbul'dan, Van'dan, Diyarbakır'dan Muş'tan Hasanlar, Hüseyinler koşmuştu. Ora Yemen'di. Gülü çemendi, giden gelmiyor acep nedendi? Yemen'den gelen çantasında bir çift kundura ile bir de fesi vardı.
Yıl 1915' e geldiğinde artık, Anadolu'dan cepheye gidecek askerlikle yükümlü insan kalmamıştı.Ölmek sırası, şehitlik sırası bu millete yol gösterecek, ilim irfan öğretecek, doğruyu yanlıştan ayırt edecek öğretmene, doktora, hakime, mühendise gelmişti.İngilizler, kolonisi olan Hindistan'dan, Afrika'dan, İslam tehlikede diyerek kandırdığı Müslümanları gemilere bindirmiş,Gelibolu'da ,Seddülbahir'de, Conkbayırı'nda bulunanlara kurşun sıktırıyordu. 18 Mart 1915'te İngilizler Çanakkale Boğazı'ndan geçememişti ama yaklaşık beş yüz bin kişi ölmüştü. İki yüz elli bin Türk şehidi, bu millete rehberlik edecek olan aydını idi. Elinde meş'ale ile millete yol gösterecek öğretmenlerin tamamı şehit olmuştu.
Bir öğretmen arkadaşım anlattı. Orta Asya'daki Türki cumhuriyetlere gezi yapmış ve ana okulu ve ilkokul seviyesindeki okulları gezmişler.Öğrencilerin eğitim gördüğü ve barındığı binaların tuvaletlerinde ihtiyaç görülen yerler oda veya kabin şeklinde değil.Çocuklar tuvalet ihtiyacını giderirken birbirlerini görüyorlar. Rus Aydını'nın bir deneyelim dediği 1917 Rus ihtilali ile gelen zihniyet, 2008 de Türki Cumhuriyetlerde karanlığını sürdürüyor. Ülkenin yöneticileri çağdışı, ilim dışı, insanlık dışı böyle sapık bir düşüncenin kalıntısı olarak bu uygulamalara devam ediyorlar."Çocukta haya, utanma duygusunu kaldıralım ki bundan sonraki ateist fikirleri kolayca kabul etsin!"
1915 Mart'ındaki öğretmen harbinde şehit olanların yerini, Rus politeknik okullarının taklidi köy enstitüsü mezunu öğretmenler ve onların yetiştirdiği öğretmenler mi alacaktı? Bunlar mı millete rehber olacak?
Hayır! Kainatın Övüncü Rehberi'nin, " Beşikten mezara kadar ilim tahsil ediniz", "İlim kadın erkek her müslümana farzdır""İlim müslümanın yitik malıdır nerede bulursa onu alır"diyen öğüdüne, şeksiz şüphesiz inanan bir milletin anne karnında başlayan ilim gayreti mezara hatta kıyamete kadar sürecektir.
İslam kalmak Millet'in tarihi kararıdır.
1075-1134 yıllarında yaşamış olan Zemahşeri, hazırladığı Kur'an tefsirinin çoğaltılması için yardım istemek üzere devrin hükümdarına gittiği sırada, yolda rastladığı yörük obası beyinin anasından aldığı öğüt üzerine yoldan geri döner."Evlat sen Fatiha'yı okumadın mı? Orada ne diyor? Yalnız sana inanır, yalnız senden yardım dileriz, bizi nimet verdiklerin yoluna ilet, sapıkların yoluna değil diyor!"
Kur'anı tefsir eden büyük bir alimin, ana karnından Kur'an sesi duyarak başladığı ilim yolculuğu, mesleğinin ilminin zirvesine eriştiğini sandığı anda dahi; bir anadan dersini alarak devam ediyor
 



  
Mehmet Kiraz
mkiraz@ekutahya.com




Bu köşe yazısı 92 defa okundu. Toplam 688 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Pdf Formatı Yorum Ekle Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder


[ Geri Dön: Mehmet Kiraz ] - [ Yazarlar İndeksi ]

    Mustafa Kemal ATATÜRK



    Kimler Online

Toplam Üye: 140
Aktif Üye: 1
Aktif Ziyaretçi: 14
Üye Adı
Şifre
          Yeni Üye KayıtYeni Üye Kayıt
          Şifremi UnuttumŞifremi Unuttum


    Mini Polemik

Sohbet Arşivi   
 


    Forumlar

Kütahya
• YouTube Video Çalışmaları
• Sorunlar ve Çözüm yolları
• Kütahyana Sahip Çık
• Kütahyada Spor
• Gurbetçilerimiz
Genel Konular
• Haberler - Gündem - Tartışma
• Genel
Serbest Kürsü
• Serbest Kürsü


Forumlar Anasayfa
Toplam 31 mesaj


    Ekonomi Durumu



    Günün Sözü



    Kaç kişi gelmiş

Şu ana kadar
731124
sayfa izlenimi aldık. Başlangıç: 08 Mayıs 2007


 




Web sitemiz Kütahya Aktuel Gazetesi Gazetesi Tarafından Desteklenmektedir.

 

Copyright © 2007 ekutahya.com Desing Aktüel Bilişim & isitil