Hani o rozet çıkacaktı...
Yerel seçimlerin üzerinden yaklaşık 6 ay gibi bir zaman geçti. Yeni
yönetimler ve yenilenen kadrolar iş başına gelerek bulundukları bölgeye hizmet
yarışına girdiler.
Henüz kısa bir süre geçtiği için yerel seçimlerin üzerinden, aşağı yukarı,
belediye başkan adaylarının ne gibi vaadler verdiği hafızalarımızdaki yerini
koruyor.
Kütahya’nın en büyük ilçelerinden birisi olan Tavşanlı ilçesi, yerel seçimlerde
bir sürpriz yaparak, ilçeyi Saadet Partisi’nden aday olan Mustafa Güler’e teslim
etti.
Aslında halk endişeliydi. Çünkü AK Parti’nin ve Kütahya Milletvekili Hüsnü
Ordu’nun desteğini arkasına alan Ali İhsan Çakır’ın Tavşanlı’ya önemli
hizmetleri vardı.
Saadet Partili Belediye Başkanı Mustafa Güler de, seçimlerin ardından birlik ve
beraberlik mesajları, umut dolu konuşmalarıyla, hizmetlerin aksamadan devam
edeceğini söylüyordu.
Ancak söyleyip de unuttuğu bir konu var başkanın.
Seçim öncesi, seçildiği takdirde parti rozetini bir kenara bırakıp, tüm Tavşanlı
halkının Belediye Başkanı olacağını söyleyen Mustafa Güler, bu sözü çabuk
unutuverdi.
Parti gözeten ve Ali İhsan Çakır döneminde alınan bir çok işçiyi çıkarıp, kendi
partisine yakın isimleri Belediyede istihdam eden Mustafa Güler, daha önce hiç
belediyecilik tecrübesi bulunmayan ve yaptığı diğer işlerde başarı yakalayamamış
bir ismi belediyede etkin bir göreve getirmesi tepki topluyor.
Yakın kaynaklardan aldığım bilgilere göre, Başkan Mustafa Güler, belediyeciliğin
yanı sıra, ileride miletvekilliği tecrübesi de edinmek istiyor. Yani yapılacak
ilk genel seçimlerde yine Saadet Partisi’nden milletvekilliğini düşünen Mustafa
Güler’in bu çalışmalarının bir seçim yatırımı olarak kullandığı öne sürülen
iddialar arasında yer alıyor.
İlçede yaptığı kaldırım çalışmaları vb. hizmetlerle halkın takdirini kazanmaya
çalışan Mustafa Güler’in, mevcut milletvekili Hüsnü Ordu’yu örnek aldığı
belirtiliyor.
Ancak Başkan Mustafa Güler’in unuttuğu bir nokta var ki, onu da Tavşanlılı bazı
vatandaşlar hatırlatıyor; “Milletvekili Hüsnü Ordu, Belediye Başkanlığı yaptığı
dönemde işçi kıyımı yapmamıştı...”